Rüyacının Rüyası Bölüm 10: Son Çare (HİKAYE)

--Seçimimi yaptım. --Dinliyorum. --Kaçmayı seçiyorum. Bu kafes büyüyü engelliyor, 2.varlık bana güç veremez. Tek başıma seni yenmemin ihtimali yok. --Umarım bana bunları tekrar anlatma fırsatı bulursun. Sana yapacaklarım için özür dilerim. Kafes yok oluyor, yatağımda uyanıyorum. -Ahh, işte yine başlıyoruz. Ne yapacağım ben? Rüya zamanının geldiğini görüyorum, hemen birinin rüyasına giriyorum. Yine etkisiz hayalet formundayım. Rüyada Lee Sin var. Yürürken ilerisinde yeşil bir parlama görüyor, hemen oraya gidiyor. Orada yeşil, altıgen bir mücevher var. Hemen alıyor ve tapınağa dönüyor. Garip olan, onu izlerken ben de kırmızı bir parlama gördüm, ne olduğunu merak ediyorum. Öğrenmeliyim. Parlamanın olduğu yeri tanımaya çalışıyorum. Ama görebildiğim tek şey kaldırım taşları ve kahverengi, yeşil ve kırmızının uyum içinde bulduğu bir kütüphane. Parıltıya doğru gidiyorum. Lee Sin'in bulduğu mücevherin aynısı, tek farkı kırmızı olması. Rüyadan çıktığımda Lee Sin'in rüyasına girdiğimi farkediyorum. Belki düşündüğü şey tapınaktadır. Tapınağı aramalıyım. Önce etrafa bakıyorum, yukarısı tuhaf gözüküyor. En yukarıya uçuyorum, bir sürü kitap var. Kırmızı,yeşil ve kahverengi renkte bir kağıt var yerde. Alıp okuyorum. Bir kısmı okunmuyor. --------- Şehri'nde bulduğum 2 taş... Birbirine bağlı gibiler, ama bir yandan da uzak. Yeşil olanı aldım çünkü ikisini birden alamıyorum, birini alınca diğeri büyülü bir bariyerle kapanıyor. Görülmek istemediğim için kimseye soramadım, hemen tapınağa geri döndüm. Ama ne işe yaradıklarını bilmek isterdim. --- Ben de öyle. Şu bulanık yer bir okunsa... Plan yapmam gerek. Lee Sin uyandı. --BURADA NE ARIYORSUN?! --Eee... Ben de gidiyordum zaten. H-Hoşçakal... Yere bir geçit açıyorum. Üstüne sırtüstü düşmeye çalışıyorum ama yere çakılıyorum, kağıt gitmiş. Muhtemelen geçit onu ışınladı ve kapandı. Bittim ben. Yenisini açmaya çalışsam da ayağa kalkmam gerek... Çok zaman kaybedeceğim, biliyorum ama ölmemek için tek şansım. Maalesef yetişemiyorum. Lee Sin bana ulaşıyor, duvara yaslayarak boğazımdan tutuyor. --Ne işin var burada? --Açıklamama izin versen... --Seni öldürmek için böyle bir fırsat bulmuşken sana kaçma fırsatı mı vereyim? Asla olmaz. Rüyada aldığım kırmızı mücevher parlamaya başlıyor, yine her yer kırmızı oluyor. Lee Sin'i tek bir yıldırımla uzaklaştırıp eve ışınlanıyorum. Gözlerim düzeliyor ve düşünmeye başlıyorum.
Paylaş
Rapor sebebi:
Küfür/Hakaret İçeriyor Spam Taciz Yanlış Pano
İptal